Devlet Başkanları

Ana Sayfa Biyografiler Devlet - Siyaset Devlet Başkanları Ruhullah Musavi Humeyni (İmam Humeyni) Kimdir? Yaşamı ve İlkeleri Nelerdir?

Ruhullah Musavi Humeyni (İmam Humeyni) Kimdir? Yaşamı ve İlkeleri Nelerdir?

Ruhullah Musavi Humeyni (İmam Humeyni) Kimdir? Yaşamı ve İlkeleri Nelerdir?
Yazan : Promete .. Tarih : Kategori : Devlet Başkanları Yorumlar : 0 Okunma : 3851 Beğen : 0

Ruhullah Musavi Humeyni (Fars: سید روح‌الله خمینی‎, 22 Eylül 1902, Humeyn - 3 Haziran 1989, Tahran), İran İslam Devrimi'nin siyasi,hukuki ve ruhani önderidir. İran'da Muhammed Rıza Pehlevi rejimine son verip İslam Cumhuriyetini kuran ve devrimden sonraki tüm dini yetkileri elinde tutan Şiî önderdir. Devrimden sonraki on yıl boyunca İslam Devriminin rehberliğini de yapmıştır.

Aile Geçmişi

Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak 1902 yılında İran'ın Humeyn şehrinde dünyaya geldi. Doğumundan kısa bir süre sonra babası öldürülen Humeyni, annesini de 15 yaşındayken kaybetti. Humeyni'nin ailesi uzun yıllar dini ulema geleneğine sahip bir ailedir.Ehlibeytin yedinci imamı olan İmam Musa el-Kâzım'ın torunları olan ataları, 18. yüzyılın sonlarında, asıl vatanları olan Nişabur'dan Kuzey Hindistan'ın Lucknow bölgesine göç etmişlerdi. Kintur isimli küçük bir kasabaya yerleşerek kendilerini bölgenin Şii nüfüsuna yönelik dini eğitim ve öğretim çalışmalarına adadılar. Ailenin en meşhur üyelerinden birisi Mir Hamid Hüseyin'dir. (Abakat el-Envar fi İmameti'l Eimmet'il-Ethar isimli kapsamlı çalışmanın yazarıdır.) Humeyni'nin Mir Hamidle aynı dönemde yaşamış olan dedesi Seyyid Ahmed, Ali'nin Necef'teki türbesine hac ziyaretinde bulunmak maksadıyla 19. yüzyılın ortalarında Lucknow'dan (ya da Keşmir) ayrıldı. Necef'te Yusuf Han diye biriyle tanıştı ve onun daveti ile Humeyn'e yerleşmeye karar verdi. Kısa bir süre sonra Yusuf Han'ın kızlarından biriyle evlendi. Evliliklerinden Sahibe isimli bir kız ve Seyyid Mustafa Hindî isimli bir erkek çocukları dünyayaya gelmiştir. Humeyni'nin babası olan Seyyid Mustafa dini eğitimine İsfahan'daki Mir Muhammed Taki Müderrisi ile başlamış, daha sonra Mirza Hasan Şirazi (Dönemin Şii otoritelerinden birisidir.) rehberliğinde Necef ve Samara'da devam etmiştir.[1]

Gençliği

5 aylıkken babası yerel bir toprak ağasının buyruğuyla öldürüldü. 15 yaşındayken o güne kadar kendisini büyüten annesi ve halası ölünce kimsesiz kaldı. 1920'de İslami ilimler üzerine eğitim almak için gittiği Arak kentinde Şeyh Abdülkerim Hairi'nin öğrencisi oldu. 1922'de Kum kentine yerleşti. 1930'da, doğduğu kentin anısına Humeyni soyadını aldı.Felsefe, mantık, kelâm, fıkıh, irfan ve öteki İslam ilimleriyle ilgili çok sayıda yapıt kaleme aldı. 1929'da Betül Sakafi Humeyni ile evlendi. Evlendiğinde kendisi 27, Betül Sakafi Humeyni 15 yaşındaydı. Yedi çocukları oldu, bunlardan ikisi hayatını kaybetti.

Siyasi Eylemleri

İmam Humeyni, İslam bilimleriyle ilgili eserlerinden çok, Muhammed Rıza Şah Pehlevi'ye karşı açıkça tutum alması, Batı nüfuzuna karşı çıkması ve devlet yönetiminde İslami kuralların geçerliliğini uzlaşmaz biçimde savunmasıyla tanındı. 1950'lerde ayetullah, 1960'ların başlarında da büyük ayetullah unvanını alarak Şiî molla hiyerarşinin en üst katına yükseldi.

İmam Humeyni, 1962-63'te şahın toprak reformu programı çerçevesinde bazı dinsel vakıfların mülklerine el konulmasına muhalefet ettiği için tutuklandı. Bunun üzerine hükümet karşıtı hareketler patlak verdi. İmam Humeyni bir yıl tutuklu kaldıktan sonra 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye sürgün edildi.

Sürgün Hayatı

4 Kasım 1964 tarihinde Ankara'ya getirilen Humeyni orada kısa süre kaldıktan sonra, Bursa'ya götürüldü. Bursa'da Humeyni'yi Farsça bilen askeri istihbarat uzmanı Albay Ali Çetiner karşıladı. Bir dönemi Ali Çetiner'in evinde misafir olarak geçirdi. Tartışmalı eseri Tahrir el-Vesile'yi bu dönemde yazmaya başladı.[2] Türkiye'de kaldıktan sonra, Şahın adamlarının tavsiyesi üzerine Irak'a sürgün edildi ve Şiilerce kutsal sayılan Irak'ın Necef kentine yerleşti; Şahın devrilmesi ve İran'da bir İslam cumhuriyeti kurulması yönündeki çağrılarını oradan sürdürdü. Şah rejiminin halkta uyandırdığı hoşnutsuzluğun tırmanmasıyla 1970'lerin ortalarında İmam Humeyni'nin İran içindeki etkisi gitgide artmaya başladı. 6 Ekim 1978'de Şahın baskısıyla, Irak lideri Saddam Hüseyin Irak'ı terk etmesini isteyince, Fransa'ya gitti ve Paris'in bir banliyösü olan Neauphle-le-Chateau'ya yerleşti. Oradan şah yönetiminin yıkılması ve bir İslam cumhuriyetinin kurulması yolunda yoğun bir propagandaya girişti. Mesajlarını ilettiği teyp bantları İran'da gitgide genişleyen bir kitleye ulaştı. 1978 sonlarında kitle gösterilerinin, grevlerin ve halk arasındaki hoşnutsuzluğun bütün ülkeye yayılması karşısında Şah Muhammed Rıza Pehlevi 16 Ocak 1979'da İran'ı terk etmek zorunda kaldı.

İran İslam Devrimi ve Liderliği

1 Şubat 1979 tarihinde Mehrabad Havalimanı'na varan Humeyni.

1 Şubat 1979'da İran'a döndü ve görkemli bir şekilde karşılandı. Devrimin siyasi, hukuki, ruhani lideri olan İmam Humeyni, dört gün sonra bir hükümet atadı ve 1 Mart'ta gene Kum'a yerleşti. Aralıkta yapılan anayasa referandumuyla İran İslam Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra ömür boyu siyasi ve dinsel önder seçildi.

İmam Humeyni, şah karşısında elde ettikleri zaferle yeni bir canlılık kazanan İslami hareketleri eyleme dönüştürdü. Kendisi de İran'ı bir İslam devletine dönüştürmeye kesinlikle kararlı olduğunu ortaya koydu. Ülkede hükümet politikasının belirlenmesini büyük ölçüde içtihat yetkisine sahip ulema üstlendi; İmam Humeyni ise değişik devrimci gruplar arasında hakemlik etmekle ve kişisel ağırlığını kullanmasını gerektiren önemli konularda son kararı vermekle yetindi. Hukuk düzeni olarak İslami hukuk uygulanmasına geçildi. İmam Humeyni birçok örgütün iç yüzünü ortaya koyup çökmesini sağladı. Kadınların başlarını kapamaları zorunlu kılındı, Batı müziğive alkol yasaklandı ve şeriat yasalarında belirtilen cezalar uygulamaya kondu.

İmam Humeyni'nin dış politikasının başlıca ilkesi Batı yanlısı çizginin bütünüyle terk edilmesi ve hem ABD'ye, hem de Sovyetler Birliği'ne karşı uzlaşmaz bir tutum alınmasıydı.

Humeyni bir konuşmasında, Türkçülüğü İslami öğretiye aykırı bir fikir olarak değerlendirdi.[3]

Bir grup üniversiteli gencin 4 Kasım 1979'da Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'ni ele geçirerek büyükelçilikte ve dışişleri örgütünde görevli 66 ABD vatandaşını rehin almasından sonra ABD ile ilişkiler çatışma noktasına geldi. İmam Humeyni'nin onayıyla yapılan bu eylem, rehinelerin serbest bırakıldığı 29 Ocak 1981'e değin sürdü.

İran, Saddam Hüseyin'in saldırması sonucu 1980-1988 arasında 8 yıl boyunca Irak'la savaştı. İmam Humeyni savaşı çıkartan Saddam Hüseyin'i cezalandırmak için İran-Irak Savaşı'na barışçı bir çözüm aramayı uzun süre reddetti; ama ABD'nin İran'ın bir sivil uçağını düşürmesi, (279 sivil İranlı öldü) bir savaş filosunu Basra Körfezi'ne göndermesi ve bu filonun İran petrol rafineleri ve tankerlerine saldırması gibi açık müdahalelerin sonunda 1988'de ateşkese razı oldu. Ülkenin karşılaştığı ekonomik sıkıntılara ve Irak karşısındaki savaşı zaferle sonuçlandırma çabasının boşa çıkmasına karşın, halk üzerindeki karizmatik nüfuzunu ölene değin korudu.

1988'de, İngiltere'de Şeytan Ayetleri (Satanic Verses) adlı kitabın yazarı ve yayımcısı Salman Rüşdi hakkında ölüm fetvası çıkardıktan kısa bir süre sonra 3 Haziran 1989 tarihinde öldü. Milyonlarca (10 ile 13 milyon arası tahmin ediliyor) kişinin akın ettiği cenaze namazı tarihe geçti. Her ne kadar Salman Rüşdi öldürülemediyse de romanı çevirenJapon çevirmen Hitoshi Igarashi bıçaklanarak öldürüldü.

Eleştiriler

Humeyninin pedofili ile ilgili şu sözleri eleştirilere hedef olmuştur:

"Daimi veya gayri-daimi nikah ile 9 yaşından önce eş ile cima (cinsel ilişkide bulunmak) caiz deyildir. Lakin diğer faydalanmalar şehvetle el atmak, sarılmak veya tefhiz etmenin sakıncası yoktur. Hatta emzikteki olsa bile."[4] Edip Yüksel İmam Humeyni'nin tahrir el vesile isimli kitabında yer alan bu ifadelerin aslında çok daha ağır ifadeler içerdiğini, bu ifadelerin sonraki basımlarda yukarıda verilen ifadelerle değiştirildiği notunu düşerek politik eleştirilerini yöneltir; "Aslında Humeyni daha çok sembolik bir liderdi, cahil bir din adamıydı. En önemli kararlar ve eylemler, onun etrafında toplanmaya bir şekilde mecbur kalmış iyi eğitimli muhalifler tarafından kararlaştırılır, yürürlüğe konulurdu. Bildiğimiz gibi, gücü kazandıktan sonra bu ruhban kendisini destekleyen en kötü fraksiyon ile birlikte olmayı seçti ve koalisyondaki devrime sebep olan aktif ilerici grupların elemine edilmesini salık verdi.”[5]

Humeyni'nin Anıt Mezarı (Tahran/İran)

Kitapları

İmam Humeyni'nin (200 kadar online kitabı [6]) tefsir, fıkıh, İslam hukukunun kökleri ve İslami geleneklerle ilgili kitapları vardır. Ayrıca kelâm, gnostisizm, şiir, edebiyat, devlet vesiyaset ile ilgili kitapları da vardır.[7] Kitaplarından bazıları:

Velâyet-i Fakih yâ Hükûmet-i İslamî
Kırk Hadis
Âdâbu's-Salat (Namaz Adabı)
Jihade Akbar (Büyük Cihad)
Tahrir el-Vesile
Akıl ve Cehalet Askerleri
Seher Duası açıklaması
Kırk Hadis Şerhi
Misbahul Hidaye (Varlığın ortaya çıkışı ve yaratılış üzerine)

Kaynaklar

1^ Çağa İzbırakan Müslüman Önderler; İmam Humeyni; Ayşen Baylak
2^ Baqer Moin, Khomeini: Life of the Ayatollah, s.137
3^ Sarıkaya, Yalçın, İran'da Milliyetçilik, sf.375
4^ https://www.answersaboutfaith.com/pal/aldalil/dalil_old/local_ansar/ansar_reda3ah.htm
5^ https://www.19.org/tr/6402/fethullah-5/
6^ "World: Middle East Ayatollah Khomeini on the Web". BBC News. 1998-06-01. Erişim tarihi: 2010-03-19.
7^ "The Works and Declarations of Imam Khomeini". Imamreza.net. Erişim tarihi: 2010-03-19.



Yazar Hakkında

  • Promete ..

    Promete ..

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.