Peygamberler/Din Kurucular

Maniheizmin Peygamberi Mani

Maniheizmin Peygamberi Mani
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Peygamberler/Din Kurucular Yorumlar : 0 Okunma : 344 Beğen : 0

Maniheizm dininin kurucusu Mani, Mezopotamya’nın güney bölgesindendir. Muhtemelen 14 Nisan 216’da Dicle kenarında Fars başkenti Silifke-Ktesifon’da doğdu. Ailesinin asil İran soyundan olduğu, hatta annesinin Part kral soyuna mensup olduğu söylenir; ancak bu şüphelidir. Babası Pattak (Yunanca: Pattikios; Latince: Patecius), gnostik bir vaftiz mezhebine katılmış ve oğlunu da ilk dönemde bu mezhebe sokmuştur. Son zamanlarda bulunan bir kaynak olan Cologne Mani Kanunnamesi (Cologne Mani Codex)’nden açıkça anlaşılmaktadır ki bu, takriben m.s. 100 yılında Suriye’de ortaya çıkan efsanevi peygamber Elkesai (Tanrı’nın gizli gücü)’ye kadar dayandırılabileceği ileri sürülen sapık Yahudi kökenli Hıristiyan Elkesailer cemaatiydi. Bugüne değin güney Irak’ta yaşayan Mandenler de, genç Mani’nin etrafını çevreleyen bu vaftizci fırkan ın bir parçasını oluşturdu. Mani yaklaşık olarak 228/29 yılında 12 yaşında iken ilk vizyonla karşılaşt ı. Bu görüntü sırasında onun göksel eşi, ikizi, ortağ ı veya dostu ona gözüktü ve onu sürekli koruyup yardım edeceğ ine dair ona söz verdi. Mani daha sonra bunda teselli edicinin (Paraklit) ya da kendi öğretilerinin “gizlerini” ona bildirmiş olan Kutsal Ruh’un etkin vahyini gördü. Bu tecrübe sonucunda Mani çevresiyle ilişkisini kesti ve bu tecrübe üzerine düşünmeye başlayarak vaftizcilerin uygulama ve öğretilerini düzeltmeye çalıştı. Bu durum cemaatte bir bölünmeye ve Mani’nin kovulmasıyla sonuçlanan resmi bağların kopmasına yol açtı. Sadece babası ve iki müridi onunla kaldı. Bu sırada 24 yaşında iken bir başka tecrübe daha yaşadı ve gerçek görevinin Işığın Elçiliği’ni yapmak olduğunu anladı. Bu, 19 Nisan 240 olarak tarihlendirilebilir ve bir kez daha Tanrı’nın yani Işı k Kralı’nın koyduğu düzene göre hareket eden Dost’un bir vahyi olarak alınabilir. Mani, bir ilahide rolünü özetle şöyle ifade etti:

“Ben, Babil ülkesinde doğan kadirşinas bir dinleyiciyim (yani öğrenciyim), Babil’de doğdum ve hakikatın eşiğine yerleştirildim.

Ben Babil’den gelen bir şarkıcı, bir dinleyiciyim,
Ben, dünyaya bir daveti bildirmek için Babil’den geldim.

Onun daha sonraki yaşamı hakkında sadece kaba bir fikre sahibiz. Öğrencileriyle beraber görünüşe göre ilk cemaatini olu şturduğu başkent Silifke-Ktesifon’a kaçtıktan sonra İran’ın içinde ve dışında davetini etkin bir biçimde yaymaya başladı. Elçiler Batıya, Roma eyaletlerine gönderilirken Mani’nin kendisi de 241 yılında bir gemi ile Hindistan’a ve oradan da İndus Vadisi’nin yukarısına, Turan’a seyahat etti ve orada kralı kendi safına çekti. Yaklaşık 242/43 yıllarında I. Ardashir’in ölümünden sonra yeni yönetici I. Şapur (Shapur)’a (242-273) sadakat ını sunmak için Babil’e geri döndü. Mani, I. Şapur’dan destek bulmayı ve hatta kralın maiyetine girmeyi başardı. O sırada kralı n iki kardeşi Mani’ye bağlanmı şlardı. Açıkça görülüyor ki, bu yeni evrensel din kendini Pers İmparatorluğ u için mutlak güce sahip Zerdüşt ruhban sınıfı Magi’nin yer almadığı uygun bir ideoloji olarak sundu. Mani artık hiç bir engel olmadan öğretisini yayabiliyordu. Öğrencilerini Suriye, Mısır ve Doğ u İran’a gönderdi. “Ben ... Doğ u’dan Batı’ya kadar yaşam ekinini ektim. Gördüğün gibi benim umudum dünyanın do ğusuna ve yer kürenin bütün bölgelerine (yani Batı’ya), Kuzey ve Güney yönüne ulaştı. Elçilerden hiç biri şu ana kadar bunu yapmadı...” I. Şapur öldüğünde halefi I. Hürmüz (273-74)’de Mani’ye iyi duygular besledi. Fakat I. Behram (274-77) zamanında talihi değişti. Herhalde o dönemde Magi sınıfı, İran’ın geleneksel dini düzenini altüst etme tehdidinde bulunan istenmeyen bu rakibi ortadan kaldıracak bir etkiye sahip olmuştu. Zerdüşt Kilisesi’ni tam bir reformdan geçirme amacında olan Magi’nin başkanı Kartir (Kartēr), Mani’nin baş düşmanı olarak gözükür. Mani’nin Belapat (Gundeshapur)’da ikamet eden Büyük Kral’ın görüşünü değiştirme girişimi başarılı olamadı. Hapse atıldı ve orada çok geçmeden zincire vurulmuş olarak 276’nın ilkbaharı nda öldü. Cesedi o dönemde sapkınlara uygulanması gelenek olduğu üzere parçalara ayrıldı ve kent dışı nda teşhir edildi. Mani’nin cemaati bu olayda efendilerinin ıstırabını ve “haça gerilişini” (şehadetini) gördü ve bu olaydan sonra onun ışık ülkesine yükseldiğine inanıldı.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! http://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

İlgili Sayfalar

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.