İslam Dini Tarikatları

Ramazaniyye Tarikatı ve Alt Kolları

Ramazaniyye Tarikatı ve Alt Kolları
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : İslam Dini Tarikatları Yorumlar : 0 Okunma : 359 Beğen : 0

Halvetiyye - Ahmediyye tarikatının Ramazan Efendi’ye (ö. 1025/1616) nisbet edilen kolu. Halvetiyye tarikatında “orta kol” diye anılan Ahmediyye tarikatının dört şubesinden (diğerleri Sinaniyye, Uşşakıyye, Mısriyye) biridir. Tarikat, Ramazan Efendi’nin vefatından sonra Kocamustafapaşa’daki Ramazani asitanesi’nin yanı sıra İstanbul ve Bursa’da açılan tekkelerde faaliyet göstermiş, daha sonraki dönemlerde kurulan Hayatiyye şubesi vasıtasıyla Balkan şehirlerinde de yayılmıştır. Ramazan Efendi’nin yerine büyük oğlu Abdülhalim Efendi (ö. 1026/1617), ardından diğer oğlu Abdullah Efendi (ö. 1033/1623) postnişin olmuş, daha sonra küçük oğlu Mehmed Celaleddin Efendi ile (ö. 1077/1667) Abdullah Efendi’nin halifesi Fenni Hüseyin Efendi (ö. 1085/ 1674) irşad görevini sürdürmüştür. asitane, Celveti şeyhi Musa Şekuri Efendi (ö. 1099/1687) döneminde Celvetiyye’ye daha sonra Sünbüliyye’ye intikal etmiştir. Ramazaniyye’nin İstanbul’da faaliyet gösterdiği tekkelerden biri Cağaloğlu’ndaki Çalak Tekkesi’dir. Ramazan Efendi’nin şeyhi Muhyiddin Karahisari’nin halifeleri için inşa edilen bu tekke Çalak (Çaylak) Ahmed Efendi (ö. 1123/1711), Mehmed Efendi (ö. 1140/1727) ve Çalakzade Mustafa Efendi (ö. 1171/1757) ile önce Ramazaniyye’ye, daha sonra Cerrahiyye’ye bağlanmıştır. Eminönü’ndeki Yıldız Dede Tekkesi’nde Sinobi Mustafa Efendi ile (ö. 1166/1753) oğulları Mehmed Efendi (ö. 1190/1776) ve Ömer Efendi (ö. 1209/1795) Ramazaniyye’yi temsil etmiş, ardından tekke Cerrahi şeyhlerinin tasarrufuna geçmiştir.

Ramazan Efendi’nin halifelerinden Şerbetçi (Şerbettar, Şerbeti) Mehmed Efendi (ö. 1052/1642) Çapa’da Molla Gürani civarında bir tekke açmış, yerine Seyyid Mustafa Nehci’yi halife bırakmıştır. Bu tekke sonraları Rifaiyye’ye intikal etmiştir. Ramazaniyye, Şerbetçi Mehmed Efendi’nin diğer halifesi Yakub Fani (ö. 1052/1642) vasıtasıyla Bursa’ya yayılmıştır. Bursa’da kendi adına yaptırdığı tekkede irşad faaliyetinde bulunan Yakub Fani’nin ölümünün ardından tekkenin postnişinliğini oğlu ve halifesi Yakubzade Mehmed Efendi (ö. 1077/1666) üstlenmiştir. Bestekar ve şair olan Mehmed Efendi’nin Tarikatname-i Halvetiyye isimli bir eseri olduğu kaydedilmektedir. Mehmed Efendi’den sonra yerine geçen oğlu İbrahim Efendi (ö. 1122/ 1710) Yakub Efendi Tekkesi’nde yaklaşık kırk beş yıl şeyhlik yapmıştır. Devrinin önemli musikişinaslarından Kefeli Derviş Abdi, Mehmed Efendi’nin müntesiplerindendir. Hasan Burhaneddin Cihangiri, Çamlıcalı Mehmed Efendi, Üçbaş şeyhi Mehmed Efendi, Sadrazam Ferhad Paşa’ya yakınlığı ile tanınmış Şeyh Mahmud Efendi ve Ebubekir Zakiri Efendi gibi şahsiyetler Yakub Fani Efendi’nin halifeleridir. Ramazaniyye’yi Bursa’da devam ettirenlerden biri de “Kara Zakir” lakabıyla meşhur Ebubekir Zakiri’dir. Bursa Zağferanlık Mescidi’nde şeyhlik ve imamlık yapan Ebubekir Zakiri döneminin musiki üstatlarındandır. Vefatından sonra yerine halifesi Abdüllatif Efendi (ö. 1118/1706) geçmiştir.

Ramazaniyye, Mahfi Ramazan Efendi’nin halifelerinden Mestçi Ali Rumi Edirnevi (ö. 1030/1621) ve oğlu Mestçizade İbrahim Edirnevi (ö. 1036/1626) vasıtasıyla Rumeli’ye yayılmıştır. Bu silsileden gelen Lofçavi Ali Fazıl Efendi’nin (ö. 1095/1683) halifesi Köstendil Müftüsü Alaeddin Ali Efendi (ö. 1143/1730-31) padişah iradesiyle Üsküdar’daki Selami Ali Efendi Celveti Tekkesi şeyhliğine tayin edilmiş, tekke bu vesileyle Ramazaniyye’ye intikal etmiş, daha sonra postnişin olan Pazarbaşı Ömer Efendi ile (ö. 1175/1761) tekrar Celvetiliğe geçmiştir. Ramazaniyye, Ramazan Mahfi’nin halifelerinden Kırimi Şeyh Murad Efendi’nin halifesi Divriğili Nakşi-i Akkirmani Ali ile (ö. 1065/1655) bugün Ukrayna sınırları içinde bulunan Akkirman’a kadar ulaşmıştır. Nakşi-i Akkirmani vefatına kadar Sultan II. Bayezid’in Akkirman Kalesi içinde inşa ettiği tekkede postnişinlik yapmıştır.

Ramazaniyye ’den Buhuriyye, Cihangiriyye, Cerrahiyye, Raufiyye ve Hayatiyye adlı beş şube meydana gelmiştir.

Buhuriyye’nin kurucusu Mehmed Buhuri’nin (ö. 1039/ 1630) silsilesi Mestçizade İbrahim Edirnevi, Mestçi Ali Rumi vasıtasıyla Ramazan Efendi’ye ulaşır. Üsküdar’daki Saçlı Şeyh Hüseyin Efendi Tekkesi’nin bir süre Buhuri Tekkesi olarak faaliyet gösterdiği, daha sonra Sünbüliyye’ye intikal ettiği kaydedilmektedir.

Cihangiriyye’nin kurucusu Hasan Burhaneddin Cihangiri’nin (ö. 1074/ 1663) tarikat silsilesi Şeyh Yakub Fani, Şerbetçi Mehmed Efendi vasıtasıyla Mahfi Ramazan Efendi’ye ulaşır. Cihangiriyye İstanbul Cihangir’deki asitanesinden başka Davudpaşa’daki Abdal Yakub, Eminönü’ndeki Akbıyık, Şehremini’ndeki Kelami tekkelerinde bir müddet faaliyet göstermiş, bu tekkeler daha sonra başka tarikatlara bağlı şeyhler tarafından idare edilmişlerdir.

Ramazaniyye’nin en yaygın şubesi Nureddin Cerrahi (ö. 1133/1721) tarafından kurulan Cerrahiyye’dir

Raufiyye’nin kurucusu Ahmed Raufi’nin (ö. 1170/1757) silsilesi Köstendilli Ali Efendi, Lofçavi Ali Fazıl Efendi, Debbağ Ali Rumi, Mestçizade İbrahim Edirnevi, Mestçi Ali Rumi Edirnevi vasıtasıyla Ramazan Efendi’ye ulaşır. Ahmed Raufi, Üsküdar Koca Sinan Paşa Camii yakınlarındaki tekkesinde irşad faaliyetinde bulunmuş ve yirmi kadar halife yetiştirmiştir. Raufiyye, Ahmed Raufi’nin Hafız Mehmed Efendi (ö. 1208/1793), İsmail Efendi (ö. 1184/1770), Karabaş Ahmed Efendi (ö. 1147/1735) adlı halifelerinin İstanbul’da açtıkları tekkelerde faaliyet göstermiş, Hafız Mehmed Efendi’nin Beykoz’da açtığı tekkenin yedinci şeyhi Mehmed Tevfik Efendi (ö. 1883), Cerrahi asitanesi postnişini Abdülaziz Zihni Efendi’den hilafet alarak tekkede Cerrahi şeyhliği de yapmıştır. Mehmed Tevfik Efendi, Ahmed Raufi’nin diğer halifesi İsmail Efendi’nin Yeniköy’deki tekkesinde vekaleten şeyhlik yaptığından bu tekke de Cerrahiliğe bağlanmıştır. Karabaş Ahmed Efendi açtığı tekkenin altıncı şeyhi Çöpatlamaz atıf Efendi (ö. 1835) Abdülaziz Zihni Efendi’nin halifelerindendir.

Hayatiyye’nin kurucusu Mehmed Hayati Efendi (ö. 1180/1766-67) Buhara’da doğmuş, ilk tahsilini burada yaptıktan sonra Edirne’ye gelmiş, Edirne’den Serez’e geçerek Lofçavi Ali Fazıl Efendi’nin halifelerinden Hüseyin Sirozi’den sülukünü tamamlayarak günümüzde Makedonya sınırları içinde bulunan Kırçova şehrine yerleşmiştir. Kırçova’dan Ohri’ye gelen Mehmed Hayati, şehir yöneticilerinin kendisini istememesi üzerine Ohri dışında açtığı tekkede vefatına kadar irşad hizmetinde bulunmuş, birçok halife yetiştirip çevredeki bölgelere göndermiştir. Kendisinden sonra tekkesinde posta oturan şeyhler sırasıyla şunlardır: Şeyh Osman (ö. 1198/ 1783-84), Şeyh Abdülkerim b. Osman, Şeyh Abdülhadi b. Abdülkerim, Şeyh Mehmed b. Abdülhadi, Şeyh İsmail Hakkı (ö. 1915), Şeyh Zekeriyya (ö. 1938), Şeyh Mustafa (ö. 1961), Şeyh Yahya (ö. 1989). Kırçova, Usturga, Manastır (Bitola), İştip, İlbasan (Elbasan), Ergirikasrı (Gjirokaster) gibi şehirlerde Hayatiyye tekkeleri bulunmaktadır.

Hayati Efendi’nin şeyhi Hüseyin Sirozi aynı zamanda Halvetiyye’nin Şabani-Karabaşi koluna müntesip olduğundan Hayatiyye Karabaşiyye’nin kolu olarak da değerlendirilmektedir.

Hayatiyye silsilesinde yer alan Hüseyin Yeniceli’nin halifelerinden Osman Baba Prizreni’nin (ö. 1165/1752) Kosova-Prizren’de kurduğu Saraçhane Tekkesi Ramazaniyye’nin Rumeli’deki asitanesi durumundadır. Osman Baba’nın halifelerinden Hasan b. Ali Tiran’da, Şeyh Süleyman Rahova’da (Rahoveç), Şeyh İbrahim Damyan’da ve Şeyh Ahmed İşkodra’da Ramazani tekkeleri inşa etmişlerdir. Bunların dışında Kosova-Mitroviça, Yakova, Topaniça, Gilan, Deçan, Makedonya Üsküp-Vardar, Köprülü, Arnavutluk-Has, Luma, Aşağı Debre, Elbasan, Berat gibi Balkan şehirlerinde Ramazani tekkeleri açılmıştır. Ramazaniyye’de evrad olarak diğer bütün Halvetiyye şubelerindeki gibi Seyyid Yahya Şirvani’nin tertip ettiği vird-i settar (vird-i Yahya) okunur. Cehri ve devrani zikrin uygulandığı Ramazanilik’te devran tarzı Halveti-Sünbüliyye’deki gibidir.

BİBLİYOGRAFYA:

Divan Edebiyatı Müzesi, Revnakoğlu Dosyaları, nr. 12, 54, 202, 209, 258; Atai, Zeyl-i Şekāik, s. 603; Mehmed Nazmi Efendi, Osmanlılarda Tasavvufi Hayat-Halvetilik Örneği-Hediyyetü’l-İhvan (haz. Osman Türer), İstanbul 2005, s. 486; Haririzade, Tibyan, II, 66; Mehmed Sami, Esmar-ı Esrar, İstanbul 1316, s. 41-42; Osmanlı Müellifleri, I, 75; Tomar-Halvetiyye, s. 91-99; Hüseyin Vassaf, Sefine-i Evliya (haz. Mehmet Akkuş - Ali Yılmaz), İstanbul 2006, V, 13-71; Zakir Şükrü, Mecmua-i Tekaya (Tayşi), s. 63-64; Baha Tanman, İstanbul Tekkelerinin Mimari ve Süsleme Özellikleri Tipoloji Denemeleri (doktora tezi, 1990), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, II, 131; N. Clayer, Mystique, état et société: Les halvetis dans l’aire balkanique de la fin du XVe siècle à nos jours, Leiden 1994, s. 202-205, 256-259; Mehmed Şemseddin [Ulusoy], Bursa Dergahları: Yadigar-ı Şemsi (haz. Mustafa Kara - Kadir Atlansoy), Bursa 1997, s. 603-608; Necdet Yılmaz,



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! http://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

İlgili Sayfalar

Dünya Dinleri