Maliki Fıkıh Usulünde Amel-i Ehl-i Medine

Maliki Fıkıh Usulünde Amel-i Ehl-i Medine
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Maliki Mezhebi Usulü Yorumlar : 0 Okunma : 1140 Beğen : 0

Maliki fıkıh usulünü diğer mezheplerden ayıran en meşhur husus, herhalde amel-i ehl-i Medine’nin icmaın hemen ardından bağlayıcı bir delil olarak kabul edilmesidir. Amel-i ehl-i Medine tabiri, Hz. Peygamber’den tebeu’t-tabiin nesline kadar süren zaman dilimi içerisinde Medineliler’in üzerinde ittifak ettikleri fıkhi görüş ve uygulamaları kapsamaktadır. Çağdaş müelliflerden Felmeban’a göre amel-i ehl-i Medine kapsamındaki görüşlerin bir kısmı Medineli müslümanların nesilden nesile aktardıklarına, diğer bir kısmı ise bu dönemde Medine’de görev yapan vali ve kadıların Medine’de şöhret bulmuş uygulamalarına dayanmakta, fakat her iki kısma da Medineliler’in icmaı adı verilmektedir. Amel-i ehl-i Medine anlayışı, Medine şehrinin Resûl-i Ekrem’in ve ilk İslam nesillerinin uygulamalarını bu nesillerden sonra da muhafaza etmiş olduğuna dair bir kabul üzerine inşa edilmiştir. Bu kabul, İslam’ın hayata tatbiki hususunda Medine şehrinde cari olan uygulamaların özel bir delil değeri taşıması gerektiği düşüncesini de beraberinde getirmektedir. İlk İslam nesillerinin yaşadığı bazı şehirlerde görülen ve bu nesillere kadar uzandığı anlaşılan uygulamalar, İmam Malik’in dışında başka müctehidler tarafından da kaynak olarak benimsenmiş olmakla beraber yalnız Malik ve talebeleri tarafından bir şehrin ameli bu derece kavramlaştırılmış ve fıkhın esaslı bir kaynağı haline getirilmiştir. Maliki olmayan birçok fıkıh usulü müellifi, amel-i ehl-i Medine’nin Malikiler tarafından Medineliler’in icmaı şeklinde telakki edildiğini zannetmiş ve bu sebeple onu usul eserlerinde icma başlığı altında tartışmıştır. Maliki literatüründen anlaşıldığına göre Medineliler’in Hz. Peygamber zamanından beri nesilden nesile aktarıp uyguladığı, kökeni vahiy olan amellerin kaynak değeri bütün Malikiler tarafından kabul edilmektedir. dunyadinleri.com Kökeni ictihad olan ameller üzerinde ihtilaf edilmiş, tabiin nesli ve sonrasında ortaya çıkan bu kabil amelleri çoğunluk kabul etmemiştir. Sahabe neslinde ortaya çıkmış ve kökeni ictihad olan ameller ise bir tercih kıstası olarak itibara alınmış, bu amellere uygun ahad haberler diğerlerine tercih edilmiştir. Söz konusu amel türünün tek başına ahad habere karşı delil olup olmadığı hususu Maliki metinlerinde hayli muğlaktır.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Dünya Dinleri