Sabiilik / Mandeanizm

Sabiilerin Kutsal Kitapları

Sabiilerin Kutsal Kitapları
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Sabiilik / Mandeanizm Yorumlar : 0 Okunma : 789 Beğen : 0

Anadolu’nun bilinen en eski kültür miraslarından biri de Sabiiler (Mandaen) ‘e aittir. Urfa yöresinde bulunan, bağımsız bir devlet kurmamış gizemli bir toplum olarak tarih sahnesinde yer almış ve Kur’an-ı Kerim’de de isimleri kitap ehilleri arasında geçen, İslamiyet’ten önceki toplumlardan biridir. Kökenleri ve kimlikleri hakkında klasik tarih bilimciler tarafından yeterli bilgi verilememiştir.

İslamiyet’in yayılma yıllarında Mezopotamya’da olduğu gibi Anadolumuz’un Güney bölgelerinde Sabiilik inancı hüküm sürmekteydi. Anadolu’nun Bizans yönetimindeki topraklarında Hristiyanlık ön plandaysa da, özellikle Doğu Anadolu’da, Fırat çevrelerinde Sabiiler çoğunluktaydı. Günümüzde yalnızca Irak’ta, Dicle ve Fırat kıyılarında yaşayan, sayıları 20.000 civarında olan Sabiler’in bugünkü dini ile ilk dönemlerdeki özgün Sabiilik arasında çok büyük farklar vardır. Dinsel ve ezoterik metinlerini kısmen koruyabilmişlerse de, inisiyatik özelliklerini artık yitirmiş durumdadırlar.

Bilinen kısmıyla, çok eskilere, kadim Uygur İmparatorluğu’na kadar dayanan, Babil Okulu Öğretisi’nin halka malolmuş şekliydi. Bilinmeyen kısmı ise, Mu kültürünün izlerine kadar uzanan engin ezoterik geçmişe dayanmaktaydı. Eski gizli bilgileri yaşatmayı becerebilen bir gruptu Sabiiler. Ve özellikle de Harran’da (Urfa) etkili bir konumları vardı. Fisagorcu filozoflarla da tanışmışlar, öğretilerini bu etkiyle daha da güçlendirmişlerdi.

Mu kültüründe olduğu gibi Sabiller’de de Güneş çok önemli bir sembol olarak kullanılıyordu. Bu nedenle tarih sayfalarında Sabiiler’in inanç sistemleri anlatılırken “Güneş Kültü”nün inançlarında çok önemli bir fonksiyon gördüğünden sözedilir. Sırlarla dolu ve dışarıdan bakıldığında hiç bir şey anlaşılmayan çok ilginç ayinler yapan Sabiiler; Hermes, Orfe, Eflatun gibi inisiyeleri de yakından tanıyorlardı …

Sabiiler’in gnostik gizli öğretilerinin sırlarım içeren günümüze kadar gelebilen kitapları, dinsel ve sosyal kültürleri hakkında önemli bilgileri edinmemize olanak sağlamıştır.

Sabiiler’in tespit edilebilen temel kutsal kitapları şunlardır:

1-SİDRA RABBA (Büyük Kitap)

Kutsal kitaplarının temelini oluşturur. 20. Yüzyıl’da Almanca ve İngilizce’ye çevrilen kitap iki ciltten oluşmuştur. Birinci cilt mitolojik, dinsel ve kozmolojik konuları içerir. İkinci cilt ruhlar kitabı olarak nitelendirilir. Ruh, ruhun kurtuluşu, arınması ve ruhun ışık alemine yükselişi ikinci cildin ana temasıdır.

2- DRAŞİA-D-YAHYA (Yahya’nın Öğrettikleri)

Sahiller İsa Peygamberi de vaftiz eden ve tarihte Vaftizci Yahya olarak tanınan peygambere çok önem verirler. Sabii Geleneği’ne göre Yahya Peygamber doğduktan kısa bir süre sonra “Işık Güçleri”nce “Ak Dağlar”a götürülmüş ve 22 yaşına kadar orada “Işık Elçileri”nden “Anuş Utra” tarafından eğitilmiştir. İnisiyatik bilgilerin mitolojik ögeler kullanılarak sembolik bir şekilde anlatıldığı kitapta ayrıca “İlahi Alem” ve İlahi Alem’ den yeryüzüne gelen vazifeliler hakkında açıklamalar vardır. Sabiiler’in ezoterik içerikli en önemli kitaplarıııdan biridir.

3-QOLASTA

Sabii Dini’ne ait ibadet, ritüel ve üstü örtülü bir şekilde majik uygulamalarını anlatır.

4- ALF TRİSAR ŞUİALİA (Binoniki Soru)

Soru cevap şeklindeki diyaloglardan oluşur. Soruyu soran bir inisiye adayıdır. Cevap veren ise Mara-d-Rabuta isimli bilge bir varlıktır. Kitap mitolojik eğitim sisteminin unsurlarını içeren bir yapıya sahiptir. Mitolojik sembollerle meseleler anlatılmıştır.

5- ALMA RİŞAİA RABBA – ALMA RİŞAİ (Büyük İlk Alem – Küçük İlk Alem)

Yalnızca inisiye rahipler tarafından okunmasına izin verilen bir kitaptır. İçerdiği gizli bilgiler son derece ağır bir şifrelendirme yöntemiyle gizlenerek, sembolik bir dille kaleme alınmıştır.

6- DİVAN MALKUT A ALAİT A (İlahi Melekut Divanı)

Evrensel İdare Mekanizması ‘nın bir bölümünü oluşturan ve “Melekut Alemi” olarak isimlendirilen plan ve bu plana ait evrensel bilgileri içerir.

7- TARASA-D-TAGA-D-ŞİŞLAM RABBA (Yüce Şişlam’ın Rahipliğe Girişi)

İnisiyasyona giriş bilgilerini içerir. Aynı zamanda inisiyasyonun aşamaları ve temel prensipleri de kitapta yer alır.

8- HİBİL ZİV A

İnisiyasyonun asıl konusu olan “arınmak” ve “aydınlan mak” için izlenecek temel yolun pratik uygulamaları yine sembolik bir üslupla anlatıldığı bir kitaptır. İnsanlığın aşamalı aşağıya inişi ve tekrar yukarıya çıkışı kitabın ana konusudur. Aynı zamanda inisiyasyonda cehenneme iniş sembolüyle dile getirilen astral tortularla mücadele ve bu mücadelenin sonucunda inisiye adayının arınmış bir varlığa dönüşme süreci anlatılır. Kitapta asıl vaftizin astral temizlik olduğu, bildiğimiz anlamdaki su ile yapılan vaftizin ise ruhun arındırılışının sembolik bir ritüleden ibaret olduğu izah edilmektedir.

8- DİVAN-IABATUR

Ruhun ölüm ve ölüm ötesi deneyimlerini anlatan çok önemli bir kitaptır. Ölümden sonra neler oluyor? Bu son derece ayrıntılı bir şekilde kitapta ele alınmış durumdadır. Bilgiler son derece açık ve nettir.

Yukarıdaki kitaplarının haricinde astroloji, maji, simya, kehanet ve okült sırlara ilişkin çeşitli kitapları daha vardır.

Günümüze kadar gelebilen tüm bu metinlerin kopyalarının zaman içinde değişime uğradığı ve ilk hallerinden oldukça uzaklaştıkları bilinmektedir. Ancak bu halleriyle bile, “Sabililik Gizli Öğretisi” hakkında hiç değilse temel bir takım verilere ulaşılabilmektedir.

Gelelim, bir zamanlar Harran’da önemli bir inisiyatik kültür merkezi oluşturmuş olan ve o yörenin adıyla anılan “Harranlı Sabiiler”in Gizli Öğretileri ‘nin temel ögelerine:

1- Evren ruhlarca yönetilmektedir.

2- Yönetici ruhların başı kudretli, yüce, “Büyük Ruh”tur.(Mana Rabba) Işığın Efendisi olarak tanımlanır ve en üstün niteliklere sahip olduğu ifade edilir. Ruhsal Hiyerarşi’nin başıdır.

3- İlahi bilgi insanlara ışık ruhları aleminden, ruhsal irtibat kuran aracılar (medyomlar) vasıtasıyla gelir.

4- Evrende bizden başka yaşayan bedenliler de vardır. Bunlar çeşitli yıldız sistemlerinin gezegenlerinde bulunur.

5- Dünya insanlığı, Dünya’nın başlangıcından beri üç devir geçirmiştir. Her devirde insanlığa ışık ruhları aleminden bir elçi gönderilmiştir. Her devir bir felaketle sona ermiştir. Tufan’dan sonra içinde bulunduğumuz dördüncü devir başlamış­ tır. İçinde bulunduğumuz devir yine bu Tufan’la sona erecek ve daha mükemmel bir devir içinde bulunduğumuz devrin yerini alacaktır.

6- Yaşam, Ölüm ve Sonrası. ..
İnsan üç unsurdan oluşmuştur: Ruh, madde (beden), astral madde (astral beden).

Ölüm meleği “Sauriel” aracılığıyla bedenden ve yeryüzünden ayrıldıktan sonra, asli mekanı olan “Işık Alemi”ne doğru yola çıkan ruh, “Sur” ismi verilen “Ak Dağlar” dan hızla geçtikten sonra, iki engeli geçmek zorundadır: Bunlardan biri yeryüzünü çepeçevre kuşatan “7 Matarta” dır. Diğeri ise “Abatur” un terazisidir. “Abatur” un terazisine iyi ruhlar şimşek hızıyla, günahkar ruhlar ise acı çeke çeke ulaşır. Öte Aleme geçen varlığın oraya uyum sürecini kolaylaştırmak için; ölen birinin arkasından Sabii rahipleri, bedensiz yeni bir yaşama başlayan varlığa yardım seansı niteliğinde özel ayinler düzenlerlerdi. Bu ayinlerde Öte Alem’e yeni geçmiş bulunan varlığa, içinde bulunduğu bu yeni şartlarla ilgili özel bilgiler verirlerdi. Aynen Şamanların ölenle birlikte öte aleme yolculuğa çıkması gibi, Sabii rahipleri de ölenle ruhsal irtibata girerek ona yardımcı olmaktaydılar.

Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda nasıl ki, Anubis ölenin kalbini tartıyorsa, Sabiilerin inançlarında da buna benzer şekilde “Öte Alem” de bir tartılma teması bulunmaktaydı. Mısır’ın Ölüler Kitabı’ndaki Anubis’in Terazisi, Sabiilerde Abatur’ur Terazisi olarak karşımıza çıkar.

“Abatur’un Terazisi”nde tartılan ruhların durumlarını yeryüzündeyken ilahi mesaja uyma dereceleri belirler. Eğer bedenini terketmiş olan ruh, yeryüzünde bedenli yaşarken, ilahi mesaja uymuş ve yaşamını o kurallar içinde geçirebilmişse tartılmada yeterli görülür. Böylelikle yoluna devam ederek, “Işık Alemi”ne doğru yükselir. Fakat yeryüzündeyken ilahi mesaja sırt çevirmiş geçici alemin arzu ve istekleri doğrultusunda bir yaşamı tercih etmişse, “Matartalar”a geri gönderilir. Orada çok sıkıntılı anlar geçirip, azap çekerler. Buradan ruhların kurtulabilmeleri için tüm günahlarından arınmaları gerekir. Tam o sırada ruhlara şöyle seslenildiği duyulur:

– ” … Senin borçların ödendiğinde ve bütün günahların kaldırıldığında, tam bir yükselişe geçeceksin. Ama eğer gühahların kaldırılmamışsa ve borçların ödenmemişse, sen ey ruh, gözlerin ışığı göremeden ikinci bir ölümü tadacaksın … “

Bu da dünyaya tekrar doğmak anlamına geliyordu … Böyle bir durumla karşılaşan ruhlar; eksiklerini tamamlamak, borçlarını ödemek için yeniden yeryüzüne yollanırdı.

7- Evren iki zıt prensip üzerine kuruludur: “Işık” ve “Karanlık” … Bunlar iki zıt prensip olmakla birlikte, aynı zamanda birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar. Karanlık olmasaydı ışık da olmazdı. Ruhlar geceleyin gökyüzünde parlayan yıldızlar ve ateş topları gibidirler. Ruh, geldiği alemden dolayı, tümüyle karanlık ve kötülükten uzaktır. Köken itibariyle ilahi bir yapıya sahiptir. Ancak dünyaya doğmakla bu niteliğinden uzaklaşmak zorunda kalmıştır.

“Işığın Efendisi”, Adem’in bedenine (Adam Pagria) canı (adakası) göndermeyi planladığında, kötü güçlerin onun yapısı­na vakıf olmamaları için canı bedene ışık elçisi aracılığıyla yerleştirmiştir. Dolayısıyla kötü ve karanlık güçlerin cana doğrudan bir hakimiyeti söz konusu değildir. Ancak, şer güçler yedi başlı ejderhaya benzeyen beden ve onun arzu ve hırsları üzerinde kesin otorite sahibi olup, bunlar aracılığıyla ruhu etkilemeye çalışır. Ruh içine düşmüş olduğu bu durumdan memnun değildir. “Büyük Ruh” tan kendisini bu hapihaneden kurtarmasını istemektedir. Kurtuluşun tek yolu “Kurtarıcı Bilgi”ye kavuşmaktır. Ancak bu o kadar da kolay değildir. Bunu başarabilmek ve “Kur tarıcı Bilgi”yi kendisine aktaracak “Redeemer”lerle (İlahi Aydınlatıcı- Kurtarıcı – Nakledici) irtibat kurması gerekir. İnsanın kurtuluşunu sağlayacak olan “gizli kurtarıcı bilgi kaynağı” İlahi Işık Alemi’ dir. Kurtarıcı bilgi kazanılan değil, bahşedilen, verilen bir bilgidir. Kimse “kurtarıcı bilgi”yi kendi kendine elde edemez. O, ancak, “Işık Gücü”nün dilediği kişilere, aracılarca iletilir. Fakat kişinin bilgiyi alabileceği uygun ortamı kendisinin hazırlaması gerekir. Bu da, “Işığın Efendisi” tarafından belirlenen ilke ve kurallara uygun hareketlerle mümkün olabilir. Kişinin bu uygun hareketleri kurtuluşu değil, kurtuluşun anahtarı olan “Kurtarıcı Bilgi”ye ulaşabilmeyi sağlayabilmektedir. “Kurtarıcı Bilgi” herkese belirli oranlarda ve bildirildiği kadarıyla aracılar – nakledicilerle aktarılır. Ve herkes nasibi oranında bu bilgileden yararlanabilir.

“İlahi Işık Alemi”nden yeryüzündeki tutsak ruhlara ilahi ışık elçisi “Manda-d-Higia” tarafından aktarılan bilgi, ruhun madde alemindeki şer güçlere karşı durabilmesi için kendisine verilen bir tür savunma aracıdır. O, ruha ilahi bilgiyi ulaştırmak ve öğretmek için karanlık ve kötülük alemine üç “Işık Ruhu”yla (Hibil, Şitil, Anuş) birlikte iner. Ve şöyle seslenir:

“Ben kararmış kalpleri aydınlatan ışık elçisiyim …

8- Eski uygarlıklar içinde yıldız ve gezegenlere en fazla önem veren uygarlıkarın başında Harranlı Sabiiler gelir. Nitekim bu, isimlerine de yansımıştır. Arapça’ da Sabi sözcüğünün “yıldızlara tapanlardan” anlamına gelmesi, bunun en açık göstergesidir. İbadetleri de Güneş, Ay ve bazı gezegenlere göre düzenlenmişti. Her gün; Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn için yedi kez namaz kılarlardı. Aynca haftanın her günü bunlardan bir tanesi için özel ritüellere ayrılmıştı: Pazar günleri Güneş, Pazartesi Ay, Salı Mars, Çarşamba Merkür, Perşembe Jüpiter, Cuma Venüs ve Cumartesi Satürn ayinlerine ayrılmıştı.

Sabiiler sır ayinlerini gezegenlere ithaf edilmiş mabetlerin altındaki salonlarda yaparlardı. Bu ayinlerin ne tür sırlar sakladığı günümüzde bilinmiyor.

Ancak bilinen bir başka gerçek de, Latince kaynaklı gün isimlerinin bu ayinlere ayrılan gezegen adlarıyla olan benzerliğidir:

Pazar: Sunday (Güneş günü)
Pazartesi: Monday (Ay günü)
Cumartesi: Saturday (Satürn günü) vs ..

9- Sabiilik’te de diğer Batıni ekollerde olduğu gibi sır saklamak esastı. Sabiiler, kendilerinden olmayanlara sırlarını kesinlikle açıklamazlardı.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! http://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

İlgili Sayfalar

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.

Dünya Dinleri