Bilim ve Teknoloji

Ana Sayfa Forum Bilim ve Felsefe Bilim ve Teknoloji Kadın ve erkeğin sanata bakış açıları arasındaki fark

Kadın ve erkeğin sanata bakış açıları arasındaki fark

  • Evrim KAYA
    Evrim KAYA
    dunyadinleri.com/evrim10588
    buradaydı
    Cinsiyet : Bayan
    Şehir : İstanbul
    Meslek : Öğrenci
    Giriş : 6
    İnandığınız Din : Agnostik
    İnançlı Birimisiniz? : İnançsızım
  • Yazan : Evrim KAYA Tarih : Kategori : Bilim ve Teknoloji Cevaplar : 0 Okunma : 1165 Beğeniler : 1
    Kadın ve erkeğin sanata bakış açıları arasındaki fark

    Kadın ve erkek olarak aynı ırka mensup olsak da farklarımız sayılamayacak kadar çok. Kadın ve erkek 46 kromozoma sahip ama iki tane harf birisi X diğeri Y, bir sürü farka sahip olmamıza sebep oluyor. Kan değerlerimiz, hormonlarımız, menopozu, andropozu, menstrual döngüsü derken doğal olarak vücudumuzun bu farkları davranışsal olarak da farklılıklara yol açıyor.

    Sanatın dili, dini, milleti, cinsiyeti, ırkı yoktur fakat sanatı yaşayan, sanat eserlerini inceleyen bizlerin cinsiyeti var. Hangi cinsiyet nasıl değerlendirir bir tabloyu veya bir heykeli? Elbette keskin çizgilerle ayrılmıyoruz ya da istisnalar elbette olur. Fakat araştırmalar, iki cinsiyet arasında sanat eseri incelerken de farkların olduğunu gösteriyor.

    Kadınlar ve erkekler sanatın farklı yönlerine odaklanırlar. Pyscology & Marketing'in yaptığı araştırmaya göre kadınların çoğu sanat eserinin kendisine odaklanırken, erkekler sanatçının arka planına ve özgünlüğüne dikkat ediyor.

    Araştırmanın başındaki Asistan Profesör (Doçent Dr.) Stephanie Mangus “Kadınlar, sanat eserlerinin karmaşık yönlerini değerlendirme konusunda daha heveslidirler” diyor. Kadınların genel olarak olayları daha dolaylı yoldan değerlendirmesi, erkeklerin ise doğrudan değerlendirmesi sanat eserlerini incelerken de karşımıza çıkıyor. Oysaki erkek şunu diyebilir, "Bu adam iyi bir ressam bu yüzden bu eseri almalıyım." Sanat piyasası milyarlarca dolarlık bir endüstri olmasına rağmen pazarlama araştırmacıları, tüketicileri güzel sanatları almaya yönlendirme faktörlerini daha henüz etraflıca araştırmaya başladı.

    Araştırmaya göre erkekler sanat eserlerini değerlendirirken daha çok “marka” olgusu üzerinde odaklanıyor.

    “Eğer bir sanatçıysan veya bir sanatçıyı yönetiyorsan, kişisel marka geliştirmen ve “özgün” olduğun mesajını vermen, şart hale geliyor”.

    Stephani Mangus “Çalışmadaki tüm tüketicilerimiz fakat özellikle erkekler, resimleri değerlendirirken güçlü vurgular ile sanatçının nasıl bir tutkuda ve motivasyonda olduğu üzerinde durdu” diyor.

    Mangus ve çalışma arakadaşları 518 kişiyi içeren bir deney yaptılar. Bu deneyde; bilgisayarda iki adet tamamen uydurma iki biyografi hazırlandı ve iki tane birbirine benzemeyen tabloların altına yerleştirildi. Katılımcıların bazıları, “özgün” olarak adlandırılabilecek, yaşadığı süre boyunca eşsiz resimler yapan sanatçının hayatını okudular. Katılımcıların geri kalanı ise, sıradan bir insan olan ve zanaatına son dönemlerde başlayan bir sanatçının biyografisini okudu.

    Sanatçılar özgün olarak karakterize edildiğinde, katılımcılar arasında sanatçının kendisinin ve resminin çok daha olumlu bir izlenim bıraktığı görüldü. Katılımcıların, özgün olan sanatçının resimlerini almaya daha hevesli oldukları ve daha fazla fiyat biçtikleri görüldü.

    Erkeklerin bir resmi değerlendirip o resim hakkında bir karar verirken sanatçının kişisel markasına dikkat etmesi daha muhtemeldir. Mangus’un söylediğine göre; eski çalışmalarda da erkeklerin karar verirken bilinen faktörleri (bu olayda, sanatçının markası) kullanma eğiliminde olduğunun biliniyor olması ile örtüşüyor.

    Kadınlar da değerlendirirken sanatçının özgünlüğünü hesaba katarlar ama onlar için daha önemli faktör sanat eserinin bizzat kendisidir. Mangus şöyle diyor, “Kadınlar sanat eserini değerlendirirken aslında karmaşık olguları incelemeye karşı daha istekli olurlar, hâlbuki erkekler şöyle söyleyebilir, bu adam iyi bir sanatçı, bu yüzden eserini almalıyım”.

    Mangus’a göre; sanat piyasası son 10 yıldır istikrarlı bir şekilde büyürken-hisse senetleri bu süreç içerisinde pazarı geçiyor- katılımcıların sanat eserine nasıl değer biçtiği ise araştırmadaki eksiklik.

    Bilinen o ki, sanatçının markası katılımcılar arasında büyük bir rol oynuyor. Bu sanat eseri yayıncıları tarafından dikkate alındığında fiyat belirlerken onlara yardımcı olur. Bulgular da insanların hangi sanat eserini aldıkları hakkında fikir vermesine yardımcı olabilir.

    Bu bulgular, büyük ihtimalle sanatçının bariz bir şekilde görüldüğü ve sanatçıyı kapsayan diğer ürün pazarlarına da yayılır. Bu; kıyafet, takılar, ayakkabılar, restoranlar ve gıda endüstrisini de içerir.

    Tasarımcıların ve şeflerin çoğu kez arka planda çalışırlarken, tasarımları üzerinde kendi tutku ve özverilerini vurgulamaları, tasarımlarının imajı ve satışı üzerinde görünür bir şekilde yarar sağladığı da bu araştırmada gösterilmiştir.

    İmza

    Otoritenin tüm uygulamaları alçaltıcıdır ve otoriteye her boyun eğiş, aşağılanmadır. (Bakunin)