Evrim Teorisi

Ana Sayfa Forum Bilim ve Felsefe Evrim Teorisi Evrim dinsel ve bilimsel gerçekliktir. Tanrı Neden Evrime İzin Verdi ?

Evrim dinsel ve bilimsel gerçekliktir. Tanrı Neden Evrime İzin Verdi ?

  • Tanrının Yolu Yolcusu
    Tanrının Yolu Yolcusu
    dunyadinleri.com/tanrininyolu
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : İzmir
    Meslek : Eczacı
    Giriş : 5
    İnandığınız Din : Tanrının Yolu
    İnançlı Birimisiniz? : Çok İnançlıyım
  • Yazan : Tanrının Yolu Yolcusu Tarih : Kategori : Evrim Teorisi Cevaplar : 3 Okunma : 3813 Beğeniler : 0
    Evrim dinsel ve bilimsel gerçekliktir. Tanrı Neden Evrime İzin Verdi ?


    Bilimin ilerlemesi ve insanların daha önceki araştırmalarının bir araya gelmesiyle birlikte, yaşamın oluşumu ve çeşitliliğiyle ilgili yeni bir açıklama ortaya atıldı. Bu iddianın adı Evrim dir.

    Evrim kavramının ortaya çıkmasıyla birlikte, Evrim ve din arasında bir çatışma başlamıştır. Bilimsel-materyalist düşünen kesim Evrim anlayışıyla tek ata ve tek tek atadan oluşan şimdiki canlılığı, dini kesimse her canlının Tanrı tarafından bir diğerinden bağımsız ve ayrı ayrı yaratıldığını savunmuştur. Yani canlıların tüm yeteneklerinin yaratıldığı ilk anda canlıyla birlikte var edildiğini ileri sürmüşlerdir.

    Evrim yani değişim kavramının tartışılmasıyla beraber ortaya 2 zıt kutup çıkmıştır. Canlılığın tesadüfi oluştuğunu ve ekolojik etkenlerle farklı türlerin ortak atadan meydana geldiğine, yaratılan olmadığına göre yaratanda olmayacağını savunan Evrimci kesim (ki zaman zaman bazı politik güçlerle işbirliği halinde hareket etmişlerdir), diğeriyse yukarıda da değinildiği gibi evrimi reddeden Yaratancı-dindar-kesim.

    Evrim ve din konusu ele almazdan önce bir esin kaynağı olan Kutsal Kitap “Son Söz”e göre dünyada hayatın oluşumunu anlatalım.

    Dünyada Yaşamın Oluşumu ve Başlangıcı


    Şüphesiz dünya bir tesadüf eseri var olmadı. Dünyayı da insanı da tanrı yarattı ki Tanrı’nın bir diğer adı da Yezdan’dır (Yaratan). Yaratıcı dünyayı yaratmakla kalmamış gezegenimizdeki ekosistemi ve ekosistemin tüm bileşenlerini yaratmıştır.

    Bilimin desteklediği gibi Kutsal Kitap “Son Söz”de Yaşamın başlangıcıyla ilgili olarak şöyle açıklama getirilmektedir ;

    “buzullardan ateşi, ateşten sonra yeşili yarattım” (Son Söz ) “.... ben ateşten suyu, sudan yaşamı yarattım...” ( Son Söz )

    Yaşamın İlerleyişi ve Canlıların Farklılaşmaları


    Dünyayı yaratan ve yaşamın ortaya çıkmasını sağlayan Yezdan’dır. Bunu basit bir tesadüfmüş gibi göstermek Yaratıcının gücünün ispatı olan eserini yani evreni görmeyecek kadar büyük bir körlüğün belirtisi olmaktan fazla bir anlam taşımaz.

    Yaratan canlılığın başlamasını sağladıktan sonra hayata müdahale etmekten vazgeçmemiştir. İlk tek hücreliyi yaratan Tanrı ondan en gelişmiş canlı organizma olan insanın oluşumunu sağlayıp, dünyadaki canlılık çemberini üst noktaya çıkarmış bu noktalarda müdahalelerini devam ettirmiş ve devam ettirmektedir.Bu noktadan hareketle ilerde bizden çok daha gelişmiş yaşam formlarının oluşmasını beklemek hayal olmayacaktır. Tanrı’nın gücü sınırsızdır.

    Her şeye gücü yeten ve gücü sınırsız olan Yaratan isteseydi elbette tüm canlıları tek tek ve birbirinden farklı olarak ilk başta yaratırdı. Yani bizimle birlikte dünyadaki tüm yaşamın değişmesine izin vererek değil de ilk olarak bizleri yaratırken farklı çeşit ve türde yaratırdı. Fakat bir esinleme olan Kutsal Kitap “Son Söz”de ve bilimsel araştırmalardan çıkan sonuç açıktır. Tanrı yaşamı dünyada zenginleştirmiştir.

    “ Yaratılanları yaratan O’ydu , aydınlattığı zamanlarda türden türe dönüştüren O’dur ve renkten renge katanda O’dur.” ( Son Söz )


    Yukarıda da belirtildiği gibi yaşamı, evreni kısaca tüm yaratılanları, Tanrı yaratmıştır. Ve onlardaki farklılıkları var edende Tanrı’dır.

    Tanrı Neden Evrime İzin Verdi ?


    Yaratan yaşamı ilk başta çeşitli neden yaratmamıştır. Yaşamda ki çeşitliliğin sonradan ortaya çıkmasına neden izin vermiştir?

    Canlılarda çeşitliliğin artması, farklı populasyonların ortaya çıkması, aklın ve iradenin biz insanlara sunulması Tanrı’nın bize birer hediyesidir. Yaratan bizleri yaratırken kendisinden bize parça vermiştir. Yapımıza kendinden katmıştır.

    “... onlara söyle onlarda bende olan vardır..” ( Son Söz )

    “kendisine ait olanları onları erkek ve kadın olarak bedenlerin içine koydu” ( Son Söz )


    Tanrı’dan olanlarla var olan biz yaratılanlardaki farklılaşmanın nedeni “ Tanrının bize olan sevgisine karşılık olan hediyesidir”. Bu hediye yi ise bize biz yaratılanlar istediğimiz için vermiştir.

    “bir ruhtan farklı bedenler aynı bedende farklı yüzleri siz istediniz diye yarattım” ( Son Söz )


    Yani Yaratan ekosistemi ve ekosistemdeki düzeni kendisi yarattı. Kendi yarattığı ekosisteme göre Kendisi yaşama yeni bir şekil verdi.(değişim bizim isteğimize göre olmuştur)

    Ruhsal Evrim


    Şimdiye kadar belirtilen bedensel evrimin dışında birde “ruhsal evrim” vardır. Tanrının Yolu’nda yürüyen Yolcu’lar için oldukça önemli olan ruhsal evrim diğer başlıklarda da değinildiğinden burada kısaca açıklanacaktır.

    Bedensel ölümden sonra Yaratan’ın huzuruna çıkan ruhlarımız, bu dünyada ki eylemliliklerinden dolayı sorgulanırlar. İ y i lerden olanlar Tanrı’nın yanında kalırlar. Tanrı’yla yani Tanrı da yaşarlar. Yani ilk hallerine dönerler. İ y i lerden olamayanlara ise neden suç işlediği sorulur.(Kuşkusuz Tanrı neden suç işlediğimizi bilmektedir.Ama itiraf etmemizi ister) Suçsuz yaşam sürmek için bedensel istekleri sorulur. Cömertliği ve bize olan sevgisi sınırsız olan Yaratan bu isteklerimizi yerine getirir ve bizi iki ayrı bedene koyar (anne – baba ) ve yeni bedende tekrar dünyaya gönderir. Buna yani ruhun bedensel ve statü göçüne “ruhsal evrim” deriz.

    Sonuç


    Bugüne kadar inanlı çevreler tarafından sürekli reddedilen ve bilimle Tanrı’yı karşı karşıya getiren evrim – din tartışmalarının hangisini doğru olduğu tartışmalarının ne kadar çabalar olduğu açıktır. Aynı şekilde bazı bilimsel çevreler ve politik akımlar tarafından savunulduğu gibi evrime ( ki gerçek anlamda evrim yukarıda anlatılmıştır) göre yaşam bir tesadüf eseri olmadığı gibi, evrimin varlığı Yaratan’ın olmadığı anla.ına da gelmez.

    Yukarıda değinildiği anlamda Evrimde yüce Tanrı’da gerçektir. Evrim Tanrı’nın gücünün ve biz yaratılanlara olan sevgisinin bir göstergesidir. Bedensel evrimin dışında ruhsal evrimi anladığımız ölçüde Tanrı’yla bütünleşeceğimiz bilinmelidir.

    Sevgisi, cömertliği, affediciliği, gücü ve yardım etme isteği sınırsız olan Tanrı i y i lerden olma yolunda hepimizin anlayışını arttırsın, güçlü kılsın.

    İmza

    Ben sizleri şikayetlerinizden arındırdım. Hayatı dilediğiniz gibi yaşadınız ” (Son Söz)

Bu konu daha çok din ile ilgili bu bölümden kaldır…

  • Yaman .
    Yaman .
    dunyadinleri.com/yamanf2482
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : DiğerYerler
    Meslek : DiğerMeslekler
    Giriş : 246
  • Yazan : Yaman . Tarih : Beğeniler : 0

    Bu konu daha çok din ile ilgili bu bölümden kaldırılmasını talep ediyorum.

    İmza

    İnsanlık henüz gelişmedi, ve biz henüz işçilerin,tarım emekçilerinin,köylülerin,asker temsilcilerinin sovyetlerinden daha üstün ve daha iyi bir hükümet şekli bilmiyoruz.

Haklısınız bu dinle ilgili bir konu. ama sadece di…

  • Tanrının Yolu Yolcusu
    Tanrının Yolu Yolcusu
    dunyadinleri.com/tanrininyolu
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : İzmir
    Meslek : Eczacı
    Giriş : 5
    İnandığınız Din : Tanrının Yolu
    İnançlı Birimisiniz? : Çok İnançlıyım
  • Yazan : Tanrının Yolu Yolcusu Tarih : Beğeniler : 0

    Haklısınız bu dinle ilgili bir konu. ama sadece dinle değil aynı zamanda evrimlede ilgili. sonuçta genel anlayışa göre evrimle ilgili yazılacak diye bir kural yok.

    genel anlayışta bir kısmınız evrim var yaratan yok der, bir kısmı evrim yok herşey ilk gün yaratıldı der. Oysa rabbin gücücünün en büyük göstergesi olan evrim ne tanrıyı yok sayar, nede kendini yalanlar. evrim hem bilimsel hemde dinsel bir gerçekliktir. bu nedenle bu yazının bu ktegoride olması kanaatimce doğru diye düşünüyorum

    saygılarımla...

    İmza

    Ben sizleri şikayetlerinizden arındırdım. Hayatı dilediğiniz gibi yaşadınız ” (Son Söz)

bazı dinler (semavi dinlerin dışında kalan özellik…

  • Deicide 06
    Deicide 06
    dunyadinleri.com/deicideb142d
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : DiğerYerler
    Meslek : Öğrenci
    Giriş : 18
  • Yazan : Deicide 06 Tarih : Beğeniler : 0

    bazı dinler (semavi dinlerin dışında kalan özellikle uzakdoğu dinleri) evrim teorisini dışlamasa bile evrim teorisi bu dinlerin tamamını dışlamaktadır. çünkü ortak atadan türeme teorisi değişimlerle doğal seçilimi öngörür. değişimler ise salt rastlantısal olarak çıkan şeylerdir. bu bağlamda herhangi bir yaratıcıya gerek kalmadan türler daha önceki dönemlerde yaşamış alem, şube, takım, familya, cins vs. seviyesindeki sentetik türlerden ortak atalardan türeyerek meydana gelmiştir.

    mesela bütün boynuzlu hayvanların (sığır, koyun keçi ve diğerleri ) aynı ortak atadan türemiştir. bu boynuzlugillerde diğer gevişgetirenlerle, gevişgetirenlerse diğer çifttoynaklılarla -yani domuzlar ve develerle (onlarca farklı türü ve alt türü vardır bunların)- aynı ortak atadan evrimleşerek meydana gelmiştir. hatta balinalar ve su aygırları bile aynı ortak atadan türemelerine koşut olarak çifttoynaklılar arasından ortak atayla ayrılarak deniz memelilerine dönüşmüştür.

    insanda primatlar takımının, kuruburunlu maymunlar ve eski dünya maymunları içindeki kuyruksuz insansı maymunlarla ortak atalardan türeyerek meydana gelmiştir. bu nedenle insanında herhangi bir yaratılışı ve bilinçli müdahale ile meydana gelmesi sözkonusu değildir.

    en başlara gittiğimizde, tüm memelilerin ortak atalarda son olarak tüm 4 üyelilerin tetrapod bir ortak atada, tetrapodların ise çenesizler ve balıklarla aynı atalarda birleştiğini görürüz. daha gerilerde ise tüm omurgalılar (vertabralılar) ilkel sırt kirişine (notokord) sahip amphioxus yani batrak benzeri türlerle ortak atalarda birleşir. bunlara kafatassızlar deniyor ve artık kelimenin gerçek anlamıyla omurgalı değillerdir. daha gerilerde ise yarı-sırtipliler (hemichordata) ve en geride ise tulumlular (kuyruğu kordalılar) meydana gelir. öncesi ise filumların meydana geldiği kambriyen dönemine denk düşer ve gerçek dokuya sahip basit türlerden tek hücrelilere iniş gözlemlenir.

    tek hücreliler ökaryot ve prokaryot olarak bölünür. prokaryot kendi içinde bakteriler ve arkeler olarak ortak atadan ayrılır. ökaryotlar ise bitki, hayvan, protist ve mantar olarak ortak atalara ayrılır.

    en geride kimyasal evrim sonucu ortaya çıkan ilk canlı görülür, bu ise çok eski döneme ait olduğundan fosilleşememiştir.

    EK: Yılanlar ve balinalar, yunuslar, foklar vs. gibi türlerde tetrapod yani 4 üyeli kapsamındadır. Çünkü morfolojik değilde ayrıntılı bir kladistik sınıflandırma yapıldığında yılanın 4 üyeli bir ortak atadan kertenkelelerle birlikte ayrıldığı gözlenir. Bazı zehirsiz yılanlarda (piton vb) kalça kemiklerinin duruyor oluşuve körelmiş ayak çıkıntıları bunun kalıntısından başka bir şey değil. Aynı şekilde deniz memelileride ön iki üyeleri yüzgece dönüşmekle birlikte, arka üyeleri kuyruk yüzgeci içinde kaynamıştır. Bu da yine deniz memelilerinin (yunus, balina, fok, denizinekleri vs.) 4 üyeli çitftoynaklı yani tetrapod bir atadan meydana geldiği gerçeğini değiştirmez.

    İmza

    Her bunalım alışılageleni atar, dış örtüleri koparır, zamanını tamamlamış olanı süpürür, daha derin güç ve gerilimleri açığa çıkarır. (Lenin)