Felsefe

Ana Sayfa Forum Bilim ve Felsefe Felsefe Baslangic, tezahur ve bilincin evrimi...

Baslangic, tezahur ve bilincin evrimi...

  • Ozan Gnosis
    Ozan Gnosis
    dunyadinleri.com/amethystium
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : Ankara
    Meslek : Bilişim
    Giriş : 963
    İnandığınız Din : Belirtmiyor
    İnançlı Birimisiniz? : Belirtmiyor
  • Yazan : Ozan Gnosis Tarih : Kategori : Felsefe Cevaplar : 5 Okunma : 5523 Beğeniler : 0
    Baslangic, tezahur ve bilincin evrimi...



    "Hiçbir şey ama hiçbir şey yoktu. Hatta hiçlik bile mevcut değildi. Fikirden ve kavramsallaştırmadan arınmış olarak gerçek şudur ki, aslında ‘Bir’ bile var değildi. Ben “vardı" derken herhangi bir şeyin var olduğunu da söylemiyorum. “Hiçbir şey yoktu” ifadesini kullandığım zaman, sadece, bahsetmeye çalıştığım olgu hakkında bir tür bilgi vermeye çalışıyorum. Hiçbir şey yoktu. Yani Ne bir şey ne de bir şeyin yokluğu. Bir bile yoktu. Karmaşıklığın imkansızlığı yoktu. Görülmez olan ya da kavranılamaz olan da yoktu. Ne insan ne melek ne de Tanrı vardı. Kısacası insanların bir isim vermiş olduğu herhangi bir şey yoktu
    Devam edecek...
    İmza

    http://mistikfelsefe.blogspot.com.tr/ Işığın ancak üzerinde yansıyacak bir şey olduğunda aydınlatma niteliğine sahip olması gibi,sonsuz gizem ışığı Tanrı da sonsuz evren şeklinde tezahür ederek sonsuz sayıda canlı bilincinin üzerinde yansıyıp aydınlanan ışık oldu.

İlgili Sayfalar : Felsefe

Yan alemin zamansal bir başlangıcı vardır

Aslinda bu dongunun bir baslangicidir. Her seyin b…

  • Ozan Gnosis
    Ozan Gnosis
    dunyadinleri.com/amethystium
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : Ankara
    Meslek : Bilişim
    Giriş : 963
    İnandığınız Din : Belirtmiyor
    İnançlı Birimisiniz? : Belirtmiyor
  • Yazan : Ozan Gnosis Tarih : Beğeniler : 0

    Aslinda bu dongunun bir baslangicidir. Her seyin baslangici denilen bir sey, sadece bir dongunun baslangici anlamina gelir.Gerek Ibn Arabi`ye gore gerekse Hint felsefelerine gore, butun bu anlatilanlar dongusel bir durumdur. Yani Tanri, sonsuz gizem noktasi haline gelip tezahur ediyor, sonra tekrar nokta haline geliyor ve tekrar tezahur ediyor. Bu durum dongusel, baslangici ve sonu yok…Her tezahurun bitisi Hint`te, “Mahapralaya” (buyuk cozulus) olarak adlandirilmaktadir. Ayrica Her tezahur, digerinden farklidir ve kendini tekrar etmez.

    İmza

    http://mistikfelsefe.blogspot.com.tr/ Işığın ancak üzerinde yansıyacak bir şey olduğunda aydınlatma niteliğine sahip olması gibi,sonsuz gizem ışığı Tanrı da sonsuz evren şeklinde tezahür ederek sonsuz sayıda canlı bilincinin üzerinde yansıyıp aydınlanan ışık oldu.

Her şey, başlangıçta ayrışmamış bir bütünlüktü….So…

  • Ozan Gnosis
    Ozan Gnosis
    dunyadinleri.com/amethystium
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : Ankara
    Meslek : Bilişim
    Giriş : 963
    İnandığınız Din : Belirtmiyor
    İnançlı Birimisiniz? : Belirtmiyor
  • Yazan : Ozan Gnosis Tarih : Beğeniler : 0

    "Her şey, başlangıçta ayrışmamış bir bütünlüktü….Sonra ayrışmayla isim ve görüntü formları gibi göründü. O, ‘Ben yaratılışın kendisiyim çünkü bütün bu evreni içimden yansıttım” diye düşündü ve her şey oldu….O ayrışmamış potansiyel, kendini ...bilmek, kendini ifade edebilmek için hiç değişmeden, ilüzyon(maya) sayesinde, her bir görüntü ve form haline geldi. Böylece, ilüzyon nedeniyle, çok olarak algılandı…..Zaten her şeyi algılayan da yine O`ydu” (Brihadaranyaka Upanishad)
    İmza

    http://mistikfelsefe.blogspot.com.tr/ Işığın ancak üzerinde yansıyacak bir şey olduğunda aydınlatma niteliğine sahip olması gibi,sonsuz gizem ışığı Tanrı da sonsuz evren şeklinde tezahür ederek sonsuz sayıda canlı bilincinin üzerinde yansıyıp aydınlanan ışık oldu.

Bir suje olan “Ben”, ancak “kendiliğim”den ayrı, “…

  • Ozan Gnosis
    Ozan Gnosis
    dunyadinleri.com/amethystium
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : Ankara
    Meslek : Bilişim
    Giriş : 963
    İnandığınız Din : Belirtmiyor
    İnançlı Birimisiniz? : Belirtmiyor
  • Yazan : Ozan Gnosis Tarih : Beğeniler : 0

    Bir suje olan “Ben”, ancak “kendiliğim”den ayrı, “ben” olgusunun dışında ikinci bir nesne olduğunda yani dualite (ikilik) olgusu var olduğunda“bilinçli” yani o ikinci şeyin farkında ve bilincinde olabilirim. Bu ayrışmamış, dışında hiçbir şey bulunmayan sonsuz potansiyel (Tanri) de, ilk olarak (bu konu zamanla ilgili değildir ama anlatım kolaylığı açısından bu tip kelimeler kullanıyorum.) kendini, bilinç ve o bilincin nesnesi biçiminde 2`ye “bölerek” (dualite olarak tezahür ederek) anladığımız manada bir kozmik bilinç oluşturdu ve kendisinin “sonsuz potansiyel” olduğunun farkında oldu. Diğer bir deyişle sonsuz potansiyel, kendi yansımasına bakarak, kendisini görebildi ve kendisinin farkında oldu. Iste potansiyelin evren ve evreni algilayan bilincler (biz) olarak tezahur etmesinin kokeni budur.Tipki, dogasi aydinlik olan isigin, uzerine yansiyacak bir sey olmadigi zaman paradoksal olarak karanlik olmasi gibi...

    İmza

    http://mistikfelsefe.blogspot.com.tr/ Işığın ancak üzerinde yansıyacak bir şey olduğunda aydınlatma niteliğine sahip olması gibi,sonsuz gizem ışığı Tanrı da sonsuz evren şeklinde tezahür ederek sonsuz sayıda canlı bilincinin üzerinde yansıyıp aydınlanan ışık oldu.

Tezahür sürecinde, ilk olarak “boşluk” yani uzay g…

  • Ozan Gnosis
    Ozan Gnosis
    dunyadinleri.com/amethystium
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : Ankara
    Meslek : Bilişim
    Giriş : 963
    İnandığınız Din : Belirtmiyor
    İnançlı Birimisiniz? : Belirtmiyor
  • Yazan : Ozan Gnosis Tarih : Beğeniler : 0

    Tezahür sürecinde, ilk olarak “boşluk” yani uzay gözüktü çünkü potansiyelin açığa çıkması için çokluk ilüzyonu gerekliydi bunun için de boşluk… Sonra boşluğu zaman kavramı takip etti…

    O potansiyel, kendi içindeki sonsuzluğu, bilen ve bilinen; algılayan ve algılanan olarak, sürekli aşamalı bir şekilde üst seviyeye doğru yönelen bir biçimde yansıttı ve yansıtmaya devam edecek. Örneğin “Deneyimleyen” anlamında tezahürü açısından, önce bitkiler sonra hayvanlar şeklinde göründü, çok çeşitli canlılar oldu kendi kendisinin farkında olabilmek için… Kimi zaman dinozorlar gibi çıkmaz sokaklara saptı ancak nihayet, şu ana kadar en gelişmiş anlamda, insan olarak kendi kendini deneyimleyebildi. Şu ana kadar, en çok insan tezahürüyle kendine ayna olabildi/kendi içinde bakabildi. Ömer Hayyam bunu anlatabilmek için, üstün söz sanatını konuşturarak şöyle demiştir:
    "Tanrı mineralde uyudu, bitkide düş gördü, hayvanda uyandı, insanda kendini buldu" Ömer Hayyam, Rubailer
    İmza

    http://mistikfelsefe.blogspot.com.tr/ Işığın ancak üzerinde yansıyacak bir şey olduğunda aydınlatma niteliğine sahip olması gibi,sonsuz gizem ışığı Tanrı da sonsuz evren şeklinde tezahür ederek sonsuz sayıda canlı bilincinin üzerinde yansıyıp aydınlanan ışık oldu.