Türkiye

Ana Sayfa Forum Gündem Türkiye Herkes örtünür de Tayyip’in kadın milletvekilleri örtünmez mi!

Herkes örtünür de Tayyip’in kadın milletvekilleri örtünmez mi!

  • Aysun Eylem
    Aysun Eylem
    dunyadinleri.com/aysun
    buradaydı
    Cinsiyet : Bayan
    Şehir : Antalya
    Meslek : Hemşire
    Giriş : 81
    İnandığınız Din : Agnostik
    İnançlı Birimisiniz? : Az İnançlıyım
  • Yazan : Aysun Eylem Tarih : Kategori : Türkiye Cevaplar : 0 Okunma : 1924 Beğeniler : 0
    Herkes örtünür de Tayyip’in kadın milletvekilleri örtünmez mi!

    Olaylar adım adım gelişti ve sonunda amaçlarına ulaştılar! Meclis’e dün itibariyle dört adet sıkmabaş kelle soktular. Alınlarında bant bile vardı, bol makyajın üzerinde çok yakışmıştı!
    Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Plan ayrıntılı olarak kurulmuş, dantel gibi örülmüştü. Önce sıkmabaşı kamuda serbest bıraktılar. Sonra işin Meclis’e geleceği zaten belliydi.
    Herkes örtünür de Tayyip’in kadın milletvekilleri örtünmez mi!
    Bunlar bu bez parçasına “Başörtüsü” diyorlar ve dinimizin gereği olduğunu iddia ediyorlar.
    Dinimizin neresinde, Kur’anı Kerim’in hangi ayetinde “Ey kadınlar, sakın ola ki saç kıllarınızı göstermeyin, saçlarınızı gizleyin” diye bir hüküm olduğunu açıklamaları bir türlü mümkün olmuyor.
    Kur’an’daki hüküm açık:
    “Örtünüzü göğsünüze indirin.”
    Yüz yıllar öncesinde çöllerde ilkel bir yaşam süren, ahlak kurallarının yozlaştığı o sıcak iklimde memeleri ve her yerleri ortada cıscıbıl gezinen kadınlara yönelik -ve çok haklı- bir emir.
    Kur’an’da saç kılları gizlenecek ve hiç kimseye gösterilmeyecek diye bir hüküm yok.
    Başörtüsü farklıdır, Anadolu ve Türk kadınının geleneğidir. Orada saçları gizleme diye bir husus asla ve kesinlikle yoktur. Bunların bugün açtığı yol, kadınlarımızı adına sıkmabaş denilen bir üniformaya sokmaktır.

    * * *

    Dün dört adet AKP’li kadın milletvekili Meclis’e üniformalarıyla geldiler. O kadınların isimlerini Meclis çalışmalarında bugüne kadar hiç duymamıştık. Kendilerini belki seçmenleri bile tanımıyordu.
    İsimleri parti yönetimi tarafından listeye konulmuş ve seçilip gelmişlerdi.
    Bazılarını kendi milletvekilleri ve bakanları sadece şahsen tanıyordu.
    Maaşlarını düzenli olarak alıyorlardı da, Meclis çalışmalarında yoklardı!
    Oylamalarda kaldır elini deyince kaldırıyor, kaldırma deyince kaldırmıyorlardı.
    Ancak Tayyip’ten gelen emir önemliydi:
    “Türbanı kamuda serbest bıraktık. Şimdi sıra Meclis’e geldi. Söyleyin onlara, isteyen artık örtünmeye başlasın… Ve şovumuz bu kez Meclis çatısı altında devam etsin!”
    Programın ayrıntıları belirlendi. İlk aşamada bunlar Kurban Bayramı’nda önce hacı oldu… İkinci aşamada ise “Hacı olduk, o yüzden örtünüyoruz” gerekçesi piyasaya sürülecekti. (Hacca kendi paralarıyla mı, yoksa hacı Abdullah gibi hırsız Suudi Arabistan Kralı’nın davetlisi olarak mı gittiklerini doğrusu bilemiyorum…)
    Ve üçüncü aşamada bunlar birdenbire hidayete erip örtünmeye karar verdiler! Hele içlerinden biri hacca ikinci kez gitmişti. İlk gidişi sonrasında örtünmemişti ama şimdi emir vardı, örtünmesi gerekiyordu…
    Ve örtündüler!
    Düne kadar açık geziyorlardı. Demek ki Allah onlara açık oldukları (!) için günah yazmaktaydı. Şimdi hatalarından dönmüş oldular!
    Boyalı saçları, suratlarında pudra, dudaklarında ruj, gözlerinde rimel ve epeyce güzelleşmiş olarak dün topluca Meclis’e şeref verdiler…
    Ve Tayyip’in emriyle hidayete erdiklerini kanıtlayıp bütün günahlarından arınmış oldular!
    Allah kabul etsin. Amiiin!..
    Tayyip de onlara arka çıktı:
    “Örtünmek dinimizin emridir!”

    * * *

    Şimdi gelelim bu yutturmacanın başka bir boyutuna. Çok uzağa değil, 2011 seçimleri öncesine bakalım.
    O dönemde, yani seçim öncesinde AKP’ye çok sayıda sıkmabaşlı aday adayı, milletvekili olabilmek için başvuruda bulundu.
    Ancak Tayyip o örtülü kadınların hiçbirini seçim listesine koymadı…
    Ve Meclis’e gerek 2011 ve gerekse 2007, hatta 2002 seçimlerinde bir adet bile örtülü sokmadı.
    Yani demem şu ki, Tayyip o süreçte “Dinimizin emirlerini” uygulamıyordu. O halde, yetkisi
    olduğu halde yapmadığı için günaha girmiştir.
    Madem dinimizin emriydi, niçin öyle yaptı? Niçin kadın milletvekillerini hep dinimizin emrini yerine getirmeyen kadınlar arasından seçti? Onları niçin şimdi örttü?
    Bu sorulara değil Tayyip, ecdadı bile gelse yanıt veremez.

    * * *

    Oynanan şu siyasi oyunu artık herkesin, ama özellikle de kadınlarımızın çok iyi görmesi ve anlaması gerekir.
    Bunlar kadınlarımızı ve genç kızlarımızı, kendi emirlerindeki robotlar olarak görüyorlar.
    Onları siyasette oyuncak, figüran, emir kulu olarak kullanıyorlar.
    Bu baskıyı kendi kadın milletvekilleri üzerinde bile uygulamaktan utanmıyorlar.
    Emirle örtüyorlar.
    “Biz ne zaman istersek o zaman örtünmek zorundasın” diyorlar.

    * * *

    Şimdi sorulması gereken bir soru daha var:
    “O milletvekillerine örtünme emri niçin şimdi verildi?”
    Sakın hiç kimse bana “Yok efendim, onlara kimse emir vermedi. Hepsi de özgür iradesiyle örtündü” falan demeye kalkışmasın.
    O halde nasıl oluyor da hepsi birden aynı anda örtündüler? İşin içinde emir ya da siyasi tezgah yoksa, bu toplu örtünme nasıl gerçekleşti? Nasıl bir ilginç rastlantıdır bu!
    Şimdi emirle örtünen o milletvekillerinin onuru acaba zedelenmiş oldu mu?
    Yukarıdaki sorunun, yani örtünme emrinin niçin şimdi verildiğini anlatayım:
    Şimdi verildi çünkü yerel seçimler yaklaşıyor. Seçim öncesinde bunların elindeki en büyük koz yine örtünme vesaire olacak…
    Çünkü din ticaretinin, din sömürüsünün en ucuz olayı bu örtünme meselesi, bez parçası!
    Piyasaya ve seçim meydanlarına çıkıp kendi deyişleriyle “Başörtüsünü” (yani sıkmabaşı) nasıl büyük bir atılımla Meclis’e bile soktuklarını ballandıra ballandıra anlatacaklar.
    Ey kutsal dinimiz görüyor musun, seni kendi siyasal ve parasal çıkarları uğruna ne durumlara düşürdüler… Seni bir karışlık bez parçasına indirgediler…

    İmza