Genel Dini Haberler

Ana Sayfa Haberler Dini Haberler Genel Dini Haberler Kutsal Kilise’nin Anahtarı Müslümanlarda

Kutsal Kilise’nin Anahtarı Müslümanlarda

Kutsal Kilise’nin Anahtarı Müslümanlarda
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Genel Dini Haberler Yorumlar : 0 Okunma : 2330 Beğen : 0

Bir eliyle barış işareti yaparken, diğer elinde silah tutan bir çocuk düşünebilir misin bir karede? Aynı anda savaş ve barışı hayal edebilir misin 1 kilometrekarede? Kudüs’ün 1 kilometrekarelik surlarıyla çevrili Eski Kent ve Ramallah’ta tellerle çevrili 1 kilometrekarelik Mülteci Kampı arasında geçen hayatların kesiştiği yerde savaş ile barış bir arada...

Asırlardır süren savaşın gölgesinde barışa hasret şehir Kudüs’ün, Müslüman ve Yahudiler için ne kadar önemli olduğu herkesçe biliniyor. Nitekim Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa ile Peygambermiz’in (sas) Makam-ı Miracı üzerine inşa edilen Kubbet’üs Sahra’nın hemen güneybatısında Yahudilerce dünyanın en kutsal yeri sayılan Hz. Süleyman Mabedi’nin ayakta kalan son duvarı bulunuyor. İsrail-Filistin gerginliğinde bu kutsal mekanlar güvenlik görevlilerinin gölgesinde ziyaret edilirken, birkaç yüz metrelik uzaklıkta yer alan Hıristiyanlarca dünyanın en kutsal yeri sayılan Kutsal Kabir Kilisesi’nde yaşananlar 1400 yıldır bütün dünyaya bir barış dersi veriyor.

İslamofobi’nin sözlükten çıktığı an!

Hıristiyan inancına göre Hz. İsa’nın kabrinin bulunduğu yer üzerine inşa edilen Kutsal Kabir Kilisesi, tüm Hıristiyanlık mezheplerince dünyanın en kutsal yeri sayılıyor ve her yıl milyonlarca Hıristiyan hacıyı ağırlıyor. Bu kilisenin her sabah 4’te açılışını ve 7’de kapanışını fotoğraflayan birçok Hıristiyan, bu anı “İslamofobi kelimesinin sözlükten çıktığı an” olarak değerlendiriyor. Çünkü bu kilisenin anahtarını asırlardır iki Müslüman aile taşıyor: Nuseibeh ve Judeh aileleri.

11 Eylül saldırıları ile sistematik şekilde gündeme getirilen İslamofobi yandaşlarının Müslümanların Hıristiyanlığa bilerek ve isteyerek zarar verdiği tezi karşısında, böylesine kutsal bir kilisenin anahtarını Müslümanların taşıması tüm bu tezleri çürütüyor.

Tarihî kayıtlara göre anahtar ilk olarak, Selahaddin Eyyubi tarafından Hıristiyan mezhepleri arasındaki münakaşaları önlemek amacıyla tarafsız birilerine yani Müslüman Nuseibeh ailesine verilmiş. Ancak aile, anahtarın çok daha önceden Hz. Ömer tarafından kendilerine teslim edildiğini iddia ediyor. Babadan oğula aktarılan bu kutsal görev, günümüzde de layıkıyla yerine getiriliyor. Aileler, her gün hiç üşenmeden aynı saatte gelip kilise kapısını açıyor, namaz için de hemen kilise karşısında bulunan Hz. Ömer Camii’ne gidiyor. Babasından görevi devralan ve oğlunu bu göreve hazırlayan Wajeeh Nuseibeh, sadece bir kilise anahtarını değil, İslami hoşgörünün ve küresel barışın da anahtarını taşıdıklarını ifade ediyor. Kilisenin

Hz. Ömer kilisede namaz kılmamıştı

Kutsal Kabir Kilisesi’nin hemen karşısında bulunan Hz. Ömer Camii de, İslami hoşgörünün bir abidesi niteliğinde. Kudüs’ün anahtarlarını teslim almak üzere şehre gelen Hazreti Ömer, Kıyamet Kilisesi’ni gezmektedir. Müminlerin Emiri, namaz kılmak için temiz bir yer arar. Patrik Sofronyus, kilisenin de Allah’ın evi olduğunu ve halifenin orada namaz kılabileceğini söyler. Hazreti Ömer, kilisenin Hıristiyan âlemi için çok önemli olduğunu, burada namaz kılması halinde Müslümanların kiliseyi zamanla camiye çevirebileceğini belirterek, namazını kilisenin karşısında kılar. Daha sonra buraya bir mescid inşa edilir. Burası, günümüzdeki Hz. Ömer Camii’dir.

"Medeniyet" bariyerleri

Asırlık Eski Kent surları, dünyaya örnek olacak barış ve hoşgörü örnekleri sergilerken medeniyetin tek dişli bir canavar olduğu zamanların eseri, 21. yüzyıla ait Batı Yakası Bariyerleri, Batı Şeria bölgesini kuşatmaya devam ediyor. Kendi topraklarından sürülen Filistinliler, açık hava hapishanesine dönüştürülen Filistin topraklarında, duvarlar içinde duvarlarla çevrili mülteci kamplarında yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Filistin’deki 19 mülteci kampından biri olan 1 kilometrekarelik el-Amari mülteci kampı, yüksek duvarlar ve tellerle çevrili. Kampın hemen girişinde yer alan anıtlarda 1. ve 2. İntifada’da hayatını kaybeden kamp sakinlerinin adları yazılı.

Birbirinden ayrı görünen birer kilometrekare... Biri tellerle çevrili, diğeri surlarla. Biri yıkıcı ve öldürücü savaşı hatırlatır, diğeri yapıcı ve kalıcı barışı... Bu birer kilometrekareden barış ve savaşın en çarpıcı örneklerini anlatan 1 KM2 belgeseli, yakında TRT Haber’de ekrana gelecek.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.

Haberler