Türk Mitolojisi

Ana Sayfa Mitoloji Türk Mitolojisi Eski Türklerde Cennet ve Cehennem İnanışları

Eski Türklerde Cennet ve Cehennem İnanışları

Eski Türklerde Cennet ve Cehennem İnanışları
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Türk Mitolojisi Yorumlar : 0 Okunma : 9752 Beğen : 0

Günahsız insanlar cennetlere gideceği gibi, günahı olanlar da yeraltındaki cehennemlerin azap kuyularında kalarak kayna­yan katran kazanlarında yanacak, cezalarını çekeceklerdir.

Dünyada suç işleyenlerin ceza sürelerini ve şekillerini, hangi cehennemde ne kadar yanacaklarını kararlaştıran hâkimler heyeti vardır. Bu heyeti Sabıray, Arah, Toyer, Mala- hay ve Tarile temsil eder.

Şamanist Altay Türkleri’nin inançlarına göre en büyük ce­hennem Mangistociriustur. Bu cehennemi “Matman Kara” adında bir ruh idare eder. Bir başka cehennem daha var­dır, bunun da adı “Tünken Kara Tamu” dur. Bunu da “Matman Karaca” idare eder.

Bunların dışında “Tepten Karateş” adında bir cehennem vardır, bunu da “Kerey Han” idare eder­di.

Bir başka Şamanist inancına göre dünyada kötülük yapmış insanların azap çekmek üzere atılacakları cehenneme ve orada kaynayan katran kazanlarına “Kazırgan” denir.

Budist Uygurlar’m “Aviçi” adını verdikleri cehennem de böyledir.

TÜRK MİTOLOJİSİNDE CEHENNEM TASVİRLERİ

Türk Mitolojisinde Cehennem farklı şekillerde tasvir edilmiştir.

Yaygın cehennem tasvirinde; Rakşaslar cehennem­likleri kaynar kazanlar içine atarlar. Cehennemliklerin vücutlarındaki et ve kemikler erir, tejrar yerine gelir, tekrar erir ve bu azap sonsuza dek tekrarlanırdı.

Ce­hennem zebanileri, ateşle kızıllaşmış demirleri yerlerde baş aşağı yatırırlar. Dış yüzlerinden alevlenmiş kalın tulumlar etrafında tokmalayıp onların içine batırırlar. Bütün vücutları yanıp mavi, kırmızı ve beyaz yalınlar, kanallar gibi saçılıp akarlar. Binlerce yıl burada acı azaplar çektikleri halde sıcaktan canlan üzülmez. Buradan çıktıklarında ustura, kasap bıçağı, daha başka kesem âletleri üzerine döşenmiş yerlere ve kızartılmış demirli yerde ya­tırılırlar. Ateşli büyük körükler, birçok korlü yığınları... İçlerinden her hangileri oradan çıktıkça... Küllü ırmağa düşerler. Irmağın di­binden on altışar parmak uzunluğunda demirli şişeler, dikenler döşenmiş gibidirler. Rüzgâr çıktığı zaman, o küllü ırmağın suyu burgaç olup, büyük büyük helezonlar oluşturur. Oraya düşmüş olan zavallı cehennemlikler dönen helezonla aşağı doğru iner ve o şişler üzerine düşerler. Bütün vücutları bu şişler yüzünden de­lik deşik olur. Bu ırmağın iki kıyısında ot, çimen biter gibi keskin usturalar bitip durur. Cehennemliklerden herhangi biri dışarı çık­mak için ırmağın kıyısına tırmandıkları zaman, bütün vücutları dilim dilim olup biçilir. O ırmak kıyısında Ege yüksekliğinde de­mirli bir ağaç vardır. On altıparmak uzunluğunda demirli diken­ler de vardır. Hiç tükenmeyen alevler parlayarak yalazlanıp durur. Cehennem zebanileri, günahkârlara kızartılmış demirli kamçılar vurup, o ağacın üzerine çıkmalarını emrederler, onlar da korkup zorla oraya çıkarlar. Bütün vücutları kurumuş yaprak gibi hemen yanar.- İçlerinden biri ne zaman aşağıya inecek olsa, ateşli demir­ler ve zehirli şişlerle vücutlarına vurulur...

Tapana Cehennemi:

Cinayet işleyenler, katiller ve cana kıyıcılar,Tapana cehennemine atılırdı. Tapana ce­henneminde zehirli kül ve sularla dolu büyük kazanlar aralıksız kaynar. Cehennem zebanileri, sayısız zavallıları o kazanlara atıp kaynatırlar. Etleri, sinirleri ve da­marları eriyinceye kadar kavrulup pişirler. Sivri kancaları ile dı­şarı çıkmak üzere olan başları aşağıya doğru sarkıtıp indirirler. O kazandan dışarı çıkmış olan baş, kapkara oluncaya kadar “Tapana” adlı cehenneme doldurulur ve orada sıkılıp dururlar. Burada toplanmış zavallıları, ateşli çukura atıp iki demirli şişle yere çakmak üzere vururlar. Bir şiş ayağına vurulur, bir şiş ba­şına vurulur. Ateşte kızartılmış demirli şişlerle bütün vücutları­na vururlar. îşte, orada toplanmış olanların bu kadar acı azapla­rı vardır. Bundan başka ölçüsüz, sayısız işkenceleri de vardır. Oradakiler çektikleri azaba dayanamayarak akıllarını yitirir­ler...

Pratapana Cehennemi:

Pratapana yedinci cehennemdir. Pratapana cehenneminde, Nat ve Upanat isimli iki büyük kazan vardır. Nat adlı kazan, elli deniz genişliğindedir, Upanat denilen kazanın eni ise elli bir deniz büyüklüğündedir. Küllü su ile dolu bir halde kaynar. Bunun üzerine cehennem, Rakşas’ları zavallı cehennemlikleri tutup o kazanlara baş aşağı atarlar. Kazana atılanlar, büyük azap çekerler. Onların çektikleri azabın sonu gel­mez, ne zaman kazandan dışarı çıkmaya çalışsalar, kızgın, siv­ri uçlu Trizul denilen üç dişli dirgenler ile yeniden aşağıya batırırlar...



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.